Félix Sartiaux’nun Objektifinden Foça: 1913’ten 1920’ye Bir Kentin Hafızası
Bugün Foça sokaklarında yürürken, bundan yaklaşık bir asır önce aynı sokakların nasıl göründüğünü hayal etmek kolay değil.
Sahildeki hayat nasıldı? Küçük dükkânların önünde kimler oturuyordu? Limanlar, evler, çeşmeler ve mahalleler nasıl görünüyordu?
İşte Fransız mühendis ve arkeolog Félix Sartiaux’nun 1913, 1914 ve 1920 yıllarında çektiği fotoğraflar, bize tam da bu konuda oldukça değerli bir pencere açıyor.
Sartiaux yalnızca arkeolojik kazıları belgelememişti. Foça’nın sokaklarını, limanlarını, mahallelerini, insanlarını, dükkânlarını, okullarını ve günlük yaşamını da fotoğraflamıştı.
Bu nedenle onun arşivi bugün sadece arkeoloji açısından değil, 20. yüzyılın başındaki Foça’yı anlamak açısından da önemli bir tarihsel belge niteliği taşıyor.
Félix Sartiaux kimdi?

1876 doğumlu Félix Sartiaux, Fransa’nın Polytechnique okulundan mezun olmuş bir mühendis ve aynı zamanda arkeologdu.
Yunanistan’a ve Osmanlı Küçük Asyası’na çeşitli yolculuklar yaptı. Daha sonra Fransız hükümeti tarafından antik Phocaea, yani bugünkü Eski Foça’daki arkeolojik çalışmalar için görevlendirildi.
Sartiaux, Foça’da üç önemli çalışma dönemi geçirdi:
1913, 1914 ve 1920.

1914 yılındaki çalışmalar ise Haziran ayında yaşanan olaylar nedeniyle yarıda kaldı. Daha sonraki dönemde Yunan-Türk Savaşı ve Fransız diplomasisindeki değişiklikler nedeniyle Fransa tarafından Foça’daki kazılar yeniden sürdürülmedi.
Fakat Sartiaux’nun geride bıraktığı şey yalnızca arkeolojik kazı kayıtları değildi.
Elinde fotoğraf makinesiyle adeta dönemin Foça’sını baştan sona belgeledi.
1913 Foça’sından günlük hayat

Sartiaux’nun fotoğraflarının en dikkat çekici taraflarından biri, büyük tarihsel olayların dışında gündelik hayatı da göstermesi.
Fotoğraflarda Foça’nın koyları, limanları, sokakları, küçük dükkânları, çeşmeleri, okulları ve mahalleleri görülebiliyor.
Sartiaux’nun anlatımına göre evlerin çoğu tek katlıydı. En azından zemin katlarında taş kullanılıyor, çatılar dört eğimli olarak yapılıyor, pencerelerde panjurlar bulunuyordu.
Rıhtımlar ve alışveriş yapılan sokaklar taş döşeliydi.
Dükkânların önünde, ağaçların gölgesinde ya da dükkânların arasına gerilmiş brandaların altında sandalyeler bulunuyordu.
Sartiaux bu manzarayı genel olarak Ege kıyılarının atmosferine benzetiyordu.
Özellikle tuz depoları ve gümrük binası, dönemin kent dokusu içinde büyüklükleriyle dikkat çeken yapılardı.
Sartiaux’nun haritalarında Foça

Sartiaux yalnızca fotoğraf çekmekle kalmadı.
Hazırladığı ayrıntılı haritalarda kentin farklı bölümlerini de kayıt altına aldı.
Bu haritalarda;
Türk ve Yunan mahalleleri, kiliseler, camiler, manastır, okullar, mezarlıklar, tuz depoları, değirmenler, çevredeki zeytinlik ve bağlar ile bazı çiftlikler görülebiliyordu.
Bu kayıtlar sayesinde 1910’lu yıllardaki Foça’nın yalnızca görüntüsünü değil, yerleşim düzenini de anlamak mümkün oluyor.
Sartiaux Yeni Foça’yı da fotoğrafladı

Arşivin Yenifoça açısından ilginç taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Sartiaux yalnızca Eski Foça’da çalışmadı; Yeni Foça’da da fotoğraflar çekti.
Kaynakta Yeni Foça’nın, antik kentin yaklaşık 12 kilometre kuzeyinde bulunduğu ve bölgedeki şap yataklarının işletilmesi amacıyla 13. yüzyılda Phocaea sakinleri tarafından kurulduğu anlatılıyor.
Bu yatakların uzun yıllar boyunca bölgenin ünü ve ekonomik refahında önemli bir rol oynadığı belirtiliyor.
Dolayısıyla Sartiaux’nun çalışmaları yalnızca Eski Foça’nın değil, Eski Foça ile Yeni Foça arasındaki tarihsel ilişkinin anlaşılması açısından da dikkat çekici.
Fotoğraflarda üç farklı Foça
Sartiaux’nun fotoğraf arşivine kronolojik olarak bakıldığında üç ayrı dönem ortaya çıkıyor:
1913: Olaylardan önceki günlük yaşam.
Haziran 1914: Kentte yaşanan şiddet, panik ve göç.
1919-1920: Geri dönüşler ve olaylardan sonra ortaya çıkan yıkım.
Bu nedenle fotoğraflar, birkaç yıl içinde aynı şehrin nasıl büyük bir değişim geçirdiğini gözler önüne seren sıra dışı bir arşiv oluşturuyor.
Haziran 1914: Foça’da hayatın değiştiği günler

Sartiaux’nun anlatımında 11 Haziran 1914 önemli bir tarih olarak karşımıza çıkıyor.
O gün arkeolojik çalışma alanlarından birindeyken çevredeki köylerden gelen, korku içindeki insanların oluşturduğu bir kalabalık gördüğünü anlatıyor.
Bu insanlar saldırıya uğradıklarını söyleyerek Foça’ya sığınmaya ya da gemilere binerek bölgeden ayrılmaya çalışıyordu.
Ertesi gün kentte paniğin daha da büyüdüğünü aktaran Sartiaux, insanlar arasında “geliyorlar” haberinin yayıldığını yazıyor.
13 Haziran’da çekilen fotoğraflar ise yaşananların boyutunu çok daha açık biçimde ortaya koyuyor.
Sahilde teknelere binmeye çalışan insanlar, hayvanlarını yanlarına almaya çalışan çobanlar ve denize açılan çok sayıda yelkenli Sartiaux’nun objektifine yansıyor.
Kaynakta Sartiaux’nun, olaylar sırasında Yunan nüfusunun bölgeden ayrılmasına tanıklık eden tek fotoğrafçı olduğu belirtiliyor.
Fotoğraflar bu nedenle dönemin en önemli görsel tanıklıkları arasında değerlendiriliyor.
Sartiaux olayların nedenini nasıl açıklıyordu?
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor.
Sartiaux yalnızca gördüklerini kaydetmiyor; olayların nedenlerine ilişkin kendi değerlendirmelerini de yapıyordu.
Ona göre yaşananlar, dönemin Jön Türk yönetiminin milliyetçi politikalarının ve savaş ihtimaline karşı kıyı bölgelerindeki Yunan nüfusunu uzaklaştırma düşüncesinin sonucuydu.
Sartiaux ayrıca Almanya’nın dönemin Osmanlı politikaları üzerindeki etkisine de güçlü biçimde vurgu yapıyordu.
Ancak bunlar Sartiaux’nun olaylara ilişkin değerlendirmeleri ve yorumlarıdır.
Kaynağın notlarında da Foça’ya yerleştirilen göçmenler ile bölgenin yerli Türk sakinlerinden aktarılan başka sözlü tanıklıkların bulunduğu ve bu anlatımların birbirinden oldukça farklı olduğu özellikle belirtilmektedir.
Bu nedenle Sartiaux’nun anlatımı, döneme ait son derece değerli bir birinci el tanıklık olmakla birlikte, yaşananların tarihsel değerlendirmesinde kullanılan kaynaklardan biri olarak ele alınmalıdır.
Binlerce insan Foça’dan ayrıldı
Makalede aktarılan Yunanistan Sosyal Yardım Bakanlığı arşivlerine göre, Foça bölgesinden yaklaşık 18 bin mülteci Yunanistan’a sığındı.
Bu insanların Selanik, Pire ve özellikle Midilli’de barındıkları belirtiliyor.
1918 yılının sonuna gelindiğinde bölgede hâlâ 5 binden fazla Foçalı mülteci bulunuyordu.
1919’dan itibaren ise yaklaşık 11 bin kişi Foça ve çevresindeki köylere geri döndü.
Yaklaşık 5 bin kişinin ise Yunanistan’da kalmayı tercih ettiği aktarılıyor.
1919 ve 1920: Foça’ya geri dönüş
Sartiaux yıllar sonra yeniden Foça’ya geldiğinde karşılaştığı manzara, 1913 yılında fotoğrafladığı kentten oldukça farklıydı.
1919 ve 1920 yıllarında çekilen fotoğraflarda özellikle bazı mahallelerdeki yıkım açık biçimde görülüyordu.
Altı yıl önce arkeolojik kazıların yapıldığı alanlar moloz ve yabani otlarla dolmuştu.
Bazı evlerin kapıları, pencereleri ve panjurları yok olmuştu. İç bölümleri zarar gören yapılarda çatılar çökmüş, geleneksel yöntemlerle yapılmış üst katların önemli bölümleri tahrip olmuştu.
Sartiaux’nun aynı noktaları farklı yıllarda fotoğraflamış olması bugün bize oldukça değerli bir karşılaştırma imkânı sağlıyor:
1913’teki Foça ve birkaç yıl sonraki Foça.
Aynı sokaklar, aynı mahalleler ve aynı kent…
Ama tamamen farklı görüntüler.
Yıllar sonra ortaya çıkan olağanüstü bir arşiv
Sartiaux’nun fotoğraflarının hikâyesi de en az fotoğrafların kendisi kadar ilginç.
Fotoğraf araştırmacısı Haris Yiakoumis, yıllar sonra Sartiaux tarafından çekilmiş ve o zamana kadar bilinmeyen stereoskopik cam plakaları ortaya çıkardı.
Bunun yanında Sartiaux’nun yeğeni tarafından Louvre Müzesi’ne bırakılmış bir bavulda arkeoloğun kitapları, notları, belgeleri ve başka fotoğrafları bulunuyordu.
Louvre’da bulunan ve daha önce envantere kaydedilmemiş başka görseller de arşive eklendi.
Bu çalışmalar sonucunda Haris Yiakoumis tarafından 2008 yılında “Phocée, 1913-1920, Félix Sartiaux’nun Tanıklığı” adlı kitap yayımlandı.
Yaklaşık 150 fotoğraftan oluşan koleksiyon böylece yeniden gün yüzüne çıktı.
Foça’nın kaybolmayan hafızası
Bugün bu fotoğraflara baktığımızda yalnızca yüz yıl önce çekilmiş eski kareler görmüyoruz.
Foça’nın sokaklarını, limanlarını, evlerini, mahallelerini ve o sokaklarda yaşamış insanları görüyoruz.
1913 yılındaki sakin gündelik yaşamı…
1914 yılında yaşanan büyük kırılmayı…
Ve birkaç yıl sonra aynı şehre geri dönen insanların karşılaştığı değişimi.
Félix Sartiaux’nun amacı başlangıçta antik Phocaea’yı araştırmaktı.
Fakat yanında taşıdığı fotoğraf makinesi sayesinde farkında olarak ya da olmayarak 20. yüzyılın başındaki Foça’nın en önemli görsel hafızalarından birini de geride bıraktı.
Bugün Eski Foça ve Yeni Foça’nın geçmişini merak edenler için bu fotoğraflar yalnızca tarihî belgeler değil; bir zamanlar aynı kıyılarda yaşamış insanların hayatlarına açılan küçük pencereler niteliğinde.
Kaynak
Bu yazı, Joëlle Dalègre’nin Félix Sartiaux ve Phocée, Eski Foça, Παλαιά Φώκια başlıklı çalışmasındaki bilgiler esas alınarak sadeleştirilmiş ve blog formatında yeniden düzenlenmiştir.
Joëlle Dalègre, Cahiers balkaniques / Balkan Defterleri, 40 | 2012, s. 1-11.
DOI: 10.4000/ceb.874
Tepkini seç. Kaldırmak için seçtiğin emojiye tekrar dokun.
